Saf Zekâ


“Oyunun derinliklerindeki hazinelere, üşengeçlerin ulaşması mümkün değildir ve bu büyük ödül, sığ ve maddeci insanlar için fazlasıyla zarif nitelikler taşır.” Herbert A. Giles 60 milyona yakın insanın oynadığı bu oyun Çin Satrancından sonra dünyada en çok oynanan strateji oyunudur. Yine de Batı’da bu oyunu hiç göremeden Hakk’ın rahmetine kavuşabilirsiniz. “Pi” ve “Akıl Oyunları” filmlerinde gözükse de bahsinin geçmediği bir iki küçük sahnede hızlı bir şekilde kaybolur gider. Basit duru yapısıyla en mükemmel oyun olarak adlandırılsa da oyunda ustalaşmak gerçekten çok zor. Nedir ? Go, yani çok eski zamanlardan beri oynanan strateji oyunu. Çin’de en azından 3000 yıl önce doğmuş ve anavatanında Veyçi olarak bilinen Go’nun doğum öyküsü efsanelerle doludur.  Kesişen dik çizgileri barındıran tahta,  ay takvimi ile bağlantılıdır. Siyah ve Beyaz taşlar Yin ve Yang kavramını barındırır. Bazı hikâyeler İmparatorun şımarık oğlunun akıllanmasını sağlamak için bu oyundan faydalandığını anlatır. Şüpehesiz ki, Go, çok eski zamanlardan beri, mantıksal ve stratejik düşünce yapısını sağlamanın ötesinde,  denge, muhakeme ve rakibe saygı gibi kavramları geliştirdiği için de değerli kabul edilmiştir tıpkı diğer yakın dövüş sanatları gibi. Oyun, uzun tarihi boyunca toplumun çeşitli kesimlerinin dikkatini çekmiştir. Budizm’den daha eski olan oyun, Japonya’da Zen keşişleri ve savaşçı sınıf olan Samurayların dikkatini çekmiştir. Bu iki grup da oyunun basit kuralları ve gizemli karmaşıklığı arasındaki etkileşimde, Budist felsefenin yansımalarını görmüşlerdir. Her ne kadar oyun malzemeleri çok zarif  (ve çok pahalı ) olabilseler de taş ve tahta eldeki imkânlara göre doğaçlama bir şekilde oluşturulabilir. Hindistan’da yetimhanelerdeki küçük çocuklar, uzmanlara ait oyun kayıtlarını tekrardan dizerken şişe kapakları ve mukavva kullanmaktalar.  Kanada ve Alaska’da oyun takımına sahip olmayan inşaat işçileri ise çakıl taşları, şeker veya demir paradan yararlanabilmekte. Başlangıçta tek ihtiyacınız olan birbirini dik kesen çizgilerdir. (Tam bir tahta için 19x19 olması gerekir gerçi 13x13 hatta 9x9 da iş görür). Taşlar, farklı renkleri olan herhangi bir küçük nesneden oluşturulabilir. Kullanılmış veya geri dönüşümlü malzemelerden takımlar oluşturulabilir. Oyuncular taşları çizgilerin kesişim noktalarına yerleştirir ve tahtada alan çevrelemeye çalışırlar. Oyun sonunda daha fazla boş alan çevreleyen oyunu kazanır. Hiçbir oyuncu tüm tahtaya sahip olamayacağı için açgözlü ve kibirli hamleler cezalandırılırlar. Amaç tahtanın yarısından biraz fazlasını ele geçirmektir, Bütünsel bir savaş yerine bir demokrasi modeli. Rakibin taşları tarafından kıstırılan taşlar, ele geçirilince, esir olarak tahtadan kaldırılırlar. Yeni başlayanlar için bu “çevrele ve ele geçir” kendi başına bir oyun olarak algılanabilir ve gerçek oyun için eğitici pek çok yaratıcı olasılığı barındırır. Zhang Yungi bu yaratıcı özellikleri şu şekilde özetlemektedir “Bir askerin taktik gücü, bir matematikçinin kesinliği, bir sanatçının hayal gücü, bir şairin ilhamı, bir filozofun dinginliği ve güçlü bir zekâ”. Eğer Go oyununu denemek istiyorsanız çevrimiçi pek çok kaynak viagra pharmacy online mevcuttur. Buna bir facebook uygulaması da dâhildir. Pek çok ülkede toplulukların listesini kayıt altında tutan Ulusal Go Derneği mevcuttur.(Yazan: Peter Wendes) britgo.org zenmachine.co.uk Peter Wendes  Britanya Go Derneği İkinci Başkanı ve Zen Makinası (Zen Machine ) kurucusudur. Kaynak: usgo.org Çeviren: Güçlü Yılmaz


İlginizi Çekebilecek Yazılar

İletişim | Gizlilik | Kullanım Koşulları