Ana Sayfa Goizm Hakkında İzmir Go Oyuncuları Basında Goizm Foto Galeri Go Nedir?
Dünyanın en büyüleyici strateji ve akıl oyunu

GO

Go nedir?

Go; 19 yatay ve 19 dikey kesişen çizgilerden oluşan  bir tahtada, 181 adet siyah ve 180 adet beyaz taşla oynanan, iki kişilik bir strateji ve akıl oyunudur.

Go’ nun kuralları

Kuralları öylesine basittir ki go'yu herkes oynayabilir.  Ancak kullanılacak  stratejiler neredeyse sınırsızdır. Bu nedenle go, öğrenmesi birkaç dakika, ustalaşması ise ömür boyu süren  bir oyundur.

Oyunun Amacı

Go bir alan oyunudur. Oyundaki mutlak amaç, mümkün olan en az taşı kullanarak tahta üzerinde rakibinizden daha geniş alanları çevrelemektir.  Çevrelenen  alanlar  ve  alınan esirler toplamı oyunun galibini belirler.

Esir Almak

Go, kurallarının azlığından dolayı belki de dünyanın öğrenmesi en basit oyunlarından biri olarak kabul edilebilir. Buna karşın, oyun ilerledikçe içerdiği karmaşıklığın ne büyük boyutlarda olduğu anlaşılır.Go oyununda alan çevrelerken, rakip taşları kontrol altında tutabilmek için rakibi de çevreleyip esir alabilirsiniz. Taş esir almak için, kendi taşlarınızla rakip taşları tamamen çevrelemeniz gerekir. Etrafı tamamen rakip oyuncunun taşları tarafından çevrelenmiş taşlar ölü sayılır ve rakibin esiri olarak tahtadan kaldırılır. Bu öyle bir çevrelemedir ki aynı zamanda Go'yu dünyanın en karmaşık oyunlarından biri yapar.

İki oyuncu da mümkün olduğu kadar çok rakip taşı esir etmek ister, ama oyundaki birincil amaç bu değildir. Önemli olan esir ettiğiniz taşlarla, ele geçirdiğiniz  alanlar toplamının rakibinizden çok olmasıdır.

Oyun tek bir çarpışmadan çok, içi içe geçmiş çarpışmalardan kuruludur; yani go tahtasında bir savaş vardır. Tahta üzerindeki taşların toplu halde kaybedilmesi mümkündür. Dikkatli bir göz, iyi bir taktik ise en umutsuz durumları zafere çevirebilir.

Zafer ile yenilgi arasındaki bu sık ve ani dönüşümler oyunun heyecan düzeyini sürekli dorukta tutar.

Go, yapı olarak çok basittir. Fakat, bu basitlik birçok olayda olduğu gibi büyük bir karmaşayı gizler. Oyunun görüntüdeki basitliği ile, içine girildiğinde karşılaşılan karmaşa tamamen zıttır.

Oyun bu açıdan stratejik düşünme yeteneğinin ve yaratıcılığının mükemmel bir geliştiricisi olarak görülmüştür.

Oyun nasıl başlar ve devam eder?

- Oyuna başlarken tahta boştur ve sırayla hamle yapılır.

- Siyah taşları alan oyuncu ilk hamleyi yapar.

- İki oyuncu sırayla taşlarını tahtadaki çizgilerin kesişim noktalarına yerleştirirler.

- Taşlar hareketsiz ve eşdeğerdedir. Fakat birbirleri arasındaki stratejik konum oyunun yapısını belirler.

- Oynanan taş yerinde kalır ve her defasında yeni bir taş tahtaya konur. Bir kez bir taş tahtaya konduğunda, onu hareket ettiremezsiniz, sağa, sola, çapraza oynatılamaz, sadece rakip tarafından esir alındığında tahtadan kaldırılabilir.

- Oyuncular taşlarını istedikleri herhangi bir kesişim noktasına koymakta serbesttirler.

Bir oyun ne zaman biter?  

Oyunda iki taraf için de puan kazandırıcı hamle kalmayıp karşılıklı "pas" geçtikleri zaman oyun biter ve puanlar sayılır. Veya; bir taraf kazanamayacağını anlayıp "terk" ederse oyun biter. (Ezici bir kayıp karşısında oynamaktansa terk etmek go oyunun da onurlu bir sonuçtur.)                           

Oyunun kurallarının detaylı anlatımı için aşağıdaki siteleri ziyaret edebilirsiniz.

http://gobase.org/studying/rules/?id=11&ln=tr

http://kgs.kiseido.com/tr_TR/tutorial/

http://playgo.to/interactive/turkish/index.html

http://www.nihonkiin.or.jp/lesson/index-e.htm

Go Ekipmanları

Go Tahtası (Goban): Go oyunu, üzerinde yatay ve dikey kesişen çizgiler bulunan  bir tahta üzerinde oynanır. Tahta boyutları;  9x9, 13x13 ve 19x19 olmak üzere üç çeşittir. Yeni başlayanlar oyunu öğrenmek için 9x9’luk, temel teknikleri ve mantığı kavramak için de 13x13’lük tahtalarda ısınabilirler. Geleneksel tahta boyutu 19x19'dur.

Go tahtası geleneksel olarak Kaya (Toriea Nucifera), İcho, Ginko (Salisburia Adriantifolia) yada Hinoki (Tbuya obtusa) ağaçlarından yapılmasına karşın ağaçların ender bulunmasından dolayı başka ağaç türlerinden yapılmaya başlanmıştır.

Goban'ın kare olmamasının sebebi karşılıklı iki oyuncu oturduğunda oluşan perspektifi telafi etmektir (yani, tahtaya karşılıklı oturulduğunda - uzun kenar yanlarda - tahta kare olarak gözükür.)

Tahta’nın ayakları yaklaşık 10 cm ve gövdesi yaklaşık 15 cm dir. Dolayısı ile tahta yerden 25 cm yüksekte durmaktadır. Tahtanın altında taşın tahtaya vurulduğunda daha güçlü bir ses çıkarması için de bir boşluk vardır.

Geleneksel go tahtası ise çeşitli sert ağaçlardan blok olarak yapılmakta, bu şekilde yapılanlar ise oldukça pahalı olmaktadır. En pahalı go tahtası malzemesi ise Kaya (Torreya Nucifera) ağacından yapılandır.

Go taşları (Goishi) : Taş sayısı tahta üzerindeki kesişim noktaları kadardır. Geleneksel 19x19 'luk tahtada 181 siyah, 180 beyaz olmak üzere 361 adet taş vardır. Fakat genelde  oyunda bütün taşlar kullanılmaz. Geleneksel taşlar Japonya'da çıkan bir tür sedeften imal edilmekte olmasına rağmen günümüzde plastik, cam, taş vb. maddelerden yapıla gelmektedir. Taşlar disk şeklinde olup, çapları siyahlar 21mm, beyazlar 20mm'dir. Siyah taşların çaplarının büyük olmasının nedeni renkten dolayı siyah taşların küçük görünmesini engellemektir.

Çin tipi taşların simetrik değil ve taşların bir alt ve üst tarafları vardır.

Geleneksel go taşları ise siyah olanları bir çeşit volkan taşından, beyazlar taşlar ise bir çeşit deniz kabuklusundan yapılmaktadır. Bu çeşit beyaz taşların üzerindeki paralel çizgiler bu deniz kabuklusunun yaş çizgileridir.

Taş kapları (Goke) : Taşların içine konulduğu kutulara goke denir.

Go, tahta üzerinde oynanan iki kişilik bir strateji oyunudur. Go çok eski bir oyundur. Çin kökenli olmasıyla birlikte bütün Doğu Asya'da tanınır ve oynanır. Oyunda siyah ve beyaz renklerdeki küçük ve yuvarlak taşlar kullanılır. Oyuna siyah başlar. Sırası gelen oyuncunun kendi taşını oyun tahtasındaki mümkün olan bir yere yerleştirmesiyle oyun devam eder. Tahtaya konulan taşlar esir alınmadığı müddetçe oyun sonuna kadar hareket etmezler. Tüm taşlar aynı değere sahiptir ancak birbirleri arasındaki stratejik konum oyunun yapısını belirler. Oyun sonunda en çok alana sahip olan oyuncu oyunu kazanmış olur.

Oyunun temel amacı şöyle bir benzetmeyle açıklanabilir: İki general bir bölgeyi kontrol altına almak istemektedir. Bunun için ilk önce gözetleme kuleleri dikerler ve sonra da kendileri için güvenli bir pozisyon kurmaya çalışırlar. Oyunun amacı rakibi tamamen ortadan kaldırmaktan veya taşlarını esir almaktan çok onun karşısında avantajlı bir konuma geçmek, kendi taşlarınızla mümkün olabildiğince çok alanı kontrol altında tutmaktır.

Go, kuralları çok basit olmakla birlikte oldukça karmaşık bir oyundur. Go oyununda satrançtaki gibi taşların hareket kabiliyetleri sınırlı olmadığından bir taşı oynayabileceğiniz çok fazla yer vardır. Satranç oyununda ilk yarım hamle için 20 olasılık , ikinci yarım hamle için 20, tam hamle (bir beyaz bir siyah) için 400 olasılık vardır. Go oyununda ise ilk taş (siyah) için 361 olasılık , ikinci taş (beyaz) için 360 olasılık, toplam 129.960 olasılık vardır. Hamle çeşitliliği o kadar çoktur ki bir go oyuncunun ustalaşma evresi ömrünün sonuna kadar sürebilir.

Go'da hesaplı hareket etmek (strateji) önemli olsa da, oyunun tek önemli noktası değildir. Go, insanı düşündüren yönüyle meditasyona ilham verebilir, hatta insanın iç dünyasına bir ayna tutarcasına kendi kişiliğini ve dahası karşısındaki rakibin kişiliğini daha yakından tanımasına yol açar. Go birçok atasözünün çıkış noktası olmuştur, çünkü go hayatın gerçeklerini minyatür halde yansıtmaktadır.

II. Dünya Savaşı'nda ABD'nin savaşa giriş sebebi olan Pearl Harbor Saldırısı'nın, şaşırtıcı etkisi ve tahribatının arkasındaki soğuk mantığın temelinde basit bir go manevrası (yalnız olan taşa saldır) olduğu bilinen bir gerçektir.

“Satrancın Barok kuralları ancak biz insanlar tarafından icat edilebilecekken gonun kuralları o kadar nezih, organik ve kati bir şekilde mantıklıdır ki eğer evrenin başka yerlerinde akıllı yaşam formları varsa nerdeyse kesinlikle go oynuyorlardır.”

(Uluslararası Satranç Ustası, Edward Lasker)

Kaynak: Almanca Vikipedi

Seviyelendirme sistemi

Go oyununda karate ve judo gibi dövüş sanatlarındaki seviyelendirme sistemine benzer bir sistem kullanılır. Seviyelendirme sistemi üç ana eksende yürümektedir: Öğrenci (kyu), usta (dan) ve profesyonel (pro veya dan pro).

Oyuna yeni başlayan birinin seviyesi 30 kyu olarak kabul edilir. En yüksek öğrenci seviyesi ise 1 kyudur. Oyunda yetkinlik kazandıkça seviye yükselir. 1 kyu seviyesini geride bırakan oyuncu 1 dan olmuştur ve artık 'oyunu biliyorum' diyebilir.

Pro olmak içinse bir takım eğitim periyotlarından geçip Uzakdoğu'daki seçmelere katılmak gerekmektedir. Bu süreci başarıyla geçen oyuncular profesyonel oyuncu olur ve pro ünvanını alırlar. Bu süreci geçmemiş olan dan seviyelerindeki oyuncular amatör dan olarak isimlendirilirler. Go oyununda bir profesyonel tarafından ulaşılabilecek en yüksek seviye 9 dandır. Geleneksel olarak amatörler için seviye 7 dan ile sınırlandırılmıştır ve Japonya'da 8 dan çeşitli amatör turnuvaların birincilerine onursal bir ünvan olarak verilir. Ancak ülkeden ülkeye ve internet üzerinde sunucudan sunucuya seviye sistemleri değişiklik göstermektedir.

Profesyonellik ünvanı yalnızca Uzakdoğu'daki profesyonel go dernekleri tarafından verilebilir. Profesyonel olmak isteyen batılı oyuncular da Uzakdoğu'ya giderek oradaki sınavlardan geçmek zorundadırlar. Japonya'da Nihon Ki-in ve Kansai Ki-in, Kore'de Hankuk Kiwon, Çin'de Zhōngguó Weíqí Xíehuì bu işlemleri yürüten profesyonel go dernekleridir.

Kaynak: Almanca Vikipedi

Go ve Bilgisayarlar

IBM'in geliştirmiş olduğu Deep Blue bilgisayar satranç sistemi, en sonunda 1997 yılındaki bir maçta Dünya Satranç Şampiyonu Garry Kasparov'u yendi. Elbette ki bu durum, Deep Blue her insandan daha "güçlü" şeklinde basitleştirilebilir; ancak şunu söyleyebiliriz ki; yeryüzünde ancak bir avuç insan Deep Blue'yu alt edebilecek yetilere sahiptir. Buna karşılık, günümüzde mevcut olan en güçlü Go programını yenebilecek insan sayısı milyonlarla ifade edilmektedir (Bilgisayar dünyası Go oyunu ile 40 yıldan uzun bir zamandır tanışıyor). Madalyonun öbür yüzünde ise, günümüzdeki programcılar en iyi dereceleri olan 10 kyu seviyesini geliştirmiş olmaları ile övünebiliyorlar. 10 kyu ile, yani bir amatör dan oyuncusu derecesinden neredeyse bir düzine "taş" daha zayıf seviye ile (Seviyeler arasındaki her sayı farkı 1 "taş" olarak kabul edilir. Örneğin 1 dan, 2 kyu seviyesinden 2 taş yüksektir).

Bilgisayarların oynadığı Go'daki gelişimi izlemek, beraberinde bilgisayarlar için düzenlenen Go turnuvalarının ve yarışmaların başlamasını da getirmiştir. Bunlar arasında en ünlüsü, 1.600.000 dolarlık Ing Ödülü'dür hiç kuşkusuz. Bu devasa ödül, profesyonel bir Go oyuncusunu yenebilecek programın tasarımcısına Ing Chang-Ki Wei-Chi Eğitim Fonu tarafından 1985-2000 yılları arasında vaat edilmiştir. Ancak bu süre zarfında kimse ödülü kazanacak tasarımı gerçekleştirememiş ve önceden belirlenen limit sonunda, vaat edilen ödül de ne yazık ki kaldırılmıştır. Günümüzde bu ödülün süresinin uzatılması hâlâ ümitle beklenmektedir. Çünkü, hiç kuşku yok ki bu tip büyük ödüllerin varlığı araştırmalar için önemli bir itki görevi görecektir.

"Bir bilgisayarın insanı Go'da alt etmesi belki yüzyıl alır -belki daha fazlasını" diyor oyunun hayranlarından biri olan astrofizikçi Dr. Piet Hut ve ekliyor; "Makul bir zekâya sahip birisi Go oynamayı öğrendiğinde birkaç ay içinde tüm bilgisayar programlarını yenebilir. Bunun için Kasparov olmak zorunda değilsiniz." Buna paralel olarak, bir emekli kimya profesörü olan Dr. Chen Zhixing ise "Go en yüksek düzeydeki entelektüel oyundur" diyor. Dr. Zhixing, uluslararası yarışmalarda birçok ödül sahibi olan Handtalk programının gelişimine altı yılını adamış biri. Bu konudaki son sözü ona bırakırsak eğer; "Go oyununda tahtada açılan şekillerin güzelliği tam anlamıyla göz kamaştırıcı ve hamle dizileri zihni hipnotize edici bir müzik gibi etki gösterebiliyor. Esas olan da, bilgisayarın bu görsel müziği anlayıp besteleyebilmesini sağlamak".

Ömrümüz yeter de yapay zekâ da yaşamımızda yerini alırsa, o zaman oyundaki gelişimin nerelere varacağı mutlak bir merak konusu haline gelir. Kim bilir, belki de bir bilgisayarın Dünya Go Şampiyonu'nu yenmesi yapay zekâ devriminin gerçekleştiğine dair en büyük işaretlerden biri olacaktır.[3]

Kaynak: Almanca Vikipedi

GO; çoğu Avrupa ülkesinde ve Amerika'da binlerce  üyeye sahip federasyonları olan,  ödüllü uluslararası turnuvaları yapılan, tüm dünyaya yayılmış bir beyin sporudur. GO oyunu özellikle Uzakdoğu’da çok yaygındır. Dünyada çoğu saygın üniversitelerde  GO Kulüpleri vardır. Kore’de ve Japonya’daki birkaç üniversitede GO ders olarak okutulmaktadır.  Çin, Kore ve Japonya’da  profesyonel GO Ligleri mevcuttur. Uzak Doğu‘ nun yüksek tirajlı gazetelerinde GO köşeleri yer alır. Japonya’da büyük  gazetelerde  ve televizyon kanallarında GO oyununa oldukça geniş yer ayrılmakta, en iyi GO oyuncuları, ülkede en meşhur kişiler arasında sayılmaktadır. 

Go ve Strateji

      Go, sadece saldırgan taktiklerle kazanabileceğiniz bir oyun değildir. Go'da bütün tahtaya sahip olamazsınız. Bir yerlerde bir şey kazanıyorsanız, bilin ki başka bir yerde kaybediyorsunuzdur. Eğer erken kazanç elde ettiyseniz, daha sonra etki alanı kazanamazsınız. Çok fazla veya çok erken istiyorsanız, zayıflığınız sizi bitirir.

      Oyun tek bir çarpışmadan çok içi içe geçmiş çarpışmalardan kuruludur. Tahta üzerindeki taşların toplu halde kaybedilmesi mümkündür. Dikkatli bir göz, iyi bir taktik ise en umutsuz durumları zafere çevirebilir. Zafer ile yenilgi arasındaki bu sık ve ani dönüşümler oyunun heyecan düzeyini sürekli dorukta tutar.

      Yüzyıllar önce yazdığı "Savaş Sanatı" adlı eseriyle günümüz savaş stratejilerine ilham kaynağı olan Sun Tzu da aynı zamanda iyi bir Go oyuncusuydu. Sun Tzu'ya göre savaş aletleriyle yapılan savaş, zaferle bitse bile değersizdir. Önemli olan stratejileri kullanarak savaşmadan kazanmaktır. Go da, kılıç ya da yumruk kullanmadan oynanan bir spordur. Bu sporda ne kan ne de ter olur. Her şey geliştirilen stratejiler üzerine dayanır.

Go yapay zekaya karşı

      Go bir strateji oyunu olması nedeniyle satranca benzetilir. Ancak her iki oyun arasında büyük farklar vardır. Go'da oyunun başında tahta boştur. Go taşlarının belirli bir puan değeri yoktur çünkü bütün taşlar aynı şekle sahiptir. Satrançta olası değişik oyun sayısı 10 üzeri 120’dir, Go da ise bu sayı 10 üzeri 761’dir. Bu olasılık farkı aradaki farkın ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Go ustalarını yenebilecek Deep Blue gibi herhangi bir yapay zeka henüz programlanamamıştır. Trevenian'ın Şibumi adlı romanında "Satranç tüccarların, Go felsefecilerin oyunudur" der.

 

Ana Sayfa Goizm Hakkında İzmir Go Oyuncuları Basında Goizm Foto Galeri Go Nedir?

copyright © 2007 gülçin çakır özşekerli